Zika virüsü ve sarı humma sivrisineği

Zika virüsü ve sarı humma sivrisineği

Sivrisineklerle yayılan hastalıklara bir yenisi eklendi: Zika virüsü. Zika’yı bulaştıran sivrisineğe sarı humma sivrisineği deniliyor ve ülkemizin güneydoğusunda bulunabiliyor. Ancak yeni bir araştırma 2070 yılında en iyimser tahminle bu sivrisineğin etkileyeceği alanın yüzde 8 oranında artacağını öngörüyor…

Ülkemizde fazla duymasak da Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Türkiye sıtma hastalığının görüldüğü bölgelerden birinde yer alıyor. Sıtma hastalığının yayılmasına neden olan şey ise sivrisinekler. Sivrisineklerin ömrü iki ila dört hafta arasında değişiyor, ama yumurtaları bir seneye kadar nemli ya da kuru ortamlarda dayanarak bir sene sonra sivrisineklerin tekrar üremelerini sağlayabiliyor. Yumurtalara zarar veren ana faktör ise sıcaklık. Bu yumurtalar çok soğuğa dayanamıyorlar. Bu nedenle de ülkemizin sadece güneydoğu kesimlerinde çoğu mevsim sivrisinek görmek olası.

Bu sene sivrisineklerle yayılan hastalıklara bir yenisi eklendi: Zika virüsü. Zika virüsünün neden olduğu Zika humması yakın akrabaları olan dang humması, sarı humma ve Batı Nil humması gibi ağır bir hastalığa neden olmuyor. Dinlenmeyle geçen hafif bir ateş yapıyor. Ancak Zika hummasının bu sene fark edilen kötü özelliği, hamilelerde anneden karnındaki bebeğe geçtiğinde mikrosefali denilen beyin bir gelişim bozukluğuna neden olması. Bu nedenle tropik bölgelere seyahat edecek hamile kadınlara bu konuda önemli uyarılar yapılıyor.

Ülkemizde sarı humma sineği bulunabiliyor ama…

Zika hummasıyla birlikte diğer hummaların da bulaşmasına neden olan sivrisinek türüne sarı humma sivrisineği (Aedes aegypti) adı veriliyor. Oldukça akıllı sayılan bu sinek türü gündüzleri yatak altları ve dolaplar gibi loş ortamlarda saklanıyor ve gün batımı ve doğumu sırasında beslenmeye çıkıyor. Hedeflerine ise genelde arkadan saldırıyor ve en sevdiği hedef insanlar. Ancak bu özel türün çok kötü bir özelliği var: Bir kişiden çok az miktarda kan emiyor ve doyması için çok kişiyi ısırması gerekli. Bu da hastalıkların kişiden kişiye yayılmasını son derece kolaylaştırıyor.

Ülkemizde sarı humma sivrisineği bulunmadığından biz şanslı sayılırız. Bu sivrisinekler şu an için bize sadece taşımacılık yoluyla gelebiliyor. Bilindiği kadarıyla da ülkemizde şimdiye dek mikrosefaliye yol açan Zika hummasına rastlanmadı.

Ancak Climatic Change dergisinde yayınlanan bir araştırma ülkemizin de uzun süre bu problemden uzak kalamayabileceğini gözler önüne seriyor. Sarı humma sivrisinekleri ülkemizin güneydoğusunda bulunabiliyor, ancak kışın hava soğuduğundan yumurtalarının kışı geçirmesine imkan olmuyor. Yumurtaları kışın dayanamadığı için de bir sonraki sene sivrisineklerin yayılma alanı da kısıtlı oluyor.

İyimser senaryo bile yüzde 8 artış diyor

Monaghan ve arkadaşları Climatic Change dergisinde açıkladıkları çalışmalarında iyimser ve kötümser iklim değişikliği senaryolarında sarı humma sivrisineğinin gelecekte etki edeceği bölgelerin ve bu bölgelerde etkilenecek olan insanların bir analizini yapıyorlar. Bu analize göre sarı humma sineğinin etkileyeceği alan 2070 yılında iyimser senaryoya göre %8 kötümser senaryoya göre ise %13 artacak. Dünya nüfusunun sabit kalacağını kabul etsek bile 400 milyon kişi daha bu değişiklikle sarı humma sivrisineğinden etkilenecek. Ancak insan nüfusu da artmakta olduğundan ve bu sineğin etki alanının nüfus artışının daha fazla olduğu alanlarda olduğunu düşünecek olursak etkilenen insan sayısı toplamda 8 milyar kişiye ulaşacak. Bu da geleceğin en önemli sorunlarından birinin bu ve benzeri sineklerden dolayı yayılacak salgın hastalıklardan korunmak olacağını bizlere gösteriyor.

Aynı çalışmaya göre ülkemizde sadece güneydoğuda görülmekte olan sarı humma sivrisineği 2070 yılında artık ülkemizin batı kıyılarında ve orta bölgelerinde de görülmeye başlanacak. Bu nedenle şimdiden bu sivrisineğe ve taşıdığı hastalıklara ilaçlı cibinlik gibi basit ama etkili önlemler geliştirmemiz gelecek için önemli bir hazırlık olacaktır.

Yorum Yok

Yorum Yazın