Yenilenebilir Enerji

Yenilenebilir Enerji

Sanayi Devrimi’ne dek hayvan gücü ve odunun yanı sıra su ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmaktaydı. Fosil yakıtların kullanımı her zaman ikinci plandaydı. Ancak Sanayi Devrimi ve artan nüfus ile birlikte yükselen enerji talebi neticesinde sözü geçen enerji kaynakları artık yeterli gelmeyince, fosil yakıtların kullanımına başlandı. İklim değişikliğinin ana sebebi insan faaliyetlerinden kaynaklanan yoğun fosil yakıt kullanımına bağlı atmosfere salınan ve ısı tutma kapasitesine sahip olan sera gazlarıdır. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan  sera gazı emisyonları, 19. yüzyılın ortalarında büyük ölçekli sanayileşmenin başlamasından bu yana önemli ölçüde artmaya başladı. Artan sera gazı konsantrasyonlarına bağlı zaman içinde küresel ortalama sıcaklıklar da arttı ve projeksiyonlar orta ve uzun vadede daha da artacağına işaret etmekte. Yükselen sıcaklıklar; yağışların düzeninde, fırtınaların şiddetinde ve deniz seviyesi yüksekliğinde değişikliklere sebep olmaktadır (EAI, 2021). Yenilenebilir enerji ise iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir kaynaktır. İklim değişikliğinin gezegenimizi tehdit etmesi gibi, rezervlerin azalması, artan nüfus ve tüketim alışkanlıklarındaki değişim ile birlikte artan enerji ihtiyacı ve buna bağlı enerji fiyatlarında ortaya çıkabilen sorunlar; enerji kaynaklarının gelecekteki ihtiyaçları karşılamak için yeterli olmayacağını ve acil olarak alternatif kaynaklara olan ihtiyacın bir göstergesidir. Alternatif kaynaklar için en basit çözüm, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından bazıları biyoenerji, güneş enerjisi, jeotermal enerji, okyanus enerjisi ve rüzgâr enerjisidir. Hidrolik enerji karbon nötr bir enerji olmasına rağmen, su yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer almamaktadır. İklim değişikliğine bağlı oluşan çıkan suyu sürdürülebilir bir kaynak olmaktan çıkarmaktadır.

Güneş enerjisi, fotovoltaik panellerle ve güneş ocakları gibi güneş enerjisini bir noktada toplayan aynalar aracılığı ile elektrik enerjisine dönüştürülür. Rüzgâr enerjisinde rüzgâr türbinlerinin kanatlarının dönmesi ile elektrik enerjisi üretilir. Biyoenerji, odun, gübre, tarım ürünleri gibi biyokütlenin yakılması sonucu elde edilir. Okyanus enerjisinde okyanus akıntılarının suyun altına konumlandırılan pervanelerin dönmesiyle elektrik enerjisi üretilir. Jeotermal enerji, yerkabuğunda bulunan birikmiş ısının basınçla, su ve buhar aracılığıyla yeryüzüne çıkması ile üretilir.

Son yıllarda dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynakları kullanımında bir artış gözlenmektedir. 2020 yılı küresel elektrik üretiminin yenilenebilir enerji kaynaklarındaki payı 2019 yılına göre %2 artış göstermiştir. 2020 yılında küresel elektrik üretiminin %60’ı kömür ve gazdan elde edilirken %28’lik pay yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilmiştir (IEA, 2020). Hem yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetlerinin düşük olması hem de çevresel etkileri minimuma indirmesi yenilenebilir enerjiye olan ihtiyacın artmasını sağlamaktadır. Türkiye, 2010 yılından 2020 yılına kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünü yaklaşık %10 artırmıştır ve bununla beraber fosil yakıt kaynaklı enerji kurulu gücünde azalma yaşanmıştır (TEİAŞ, 2020-a). 2020 yılı verilerine göre yenilenebilir enerji kurulu gücü yaklaşık %51’dir (TEİAŞ, 202-b). 2020 yılına göre Türkiye 2021 yılı rüzgar kurulu gücünü %1 artırarak %10 seviyelerine yükselmiştir (T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2021).

İklim değişikliğini azaltım faaliyetlerinin başında gelen, aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin “Temiz ve Erişilebilir Enerji” (United Nations, t.y.) amacıyla uyuşan yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak birçok açıdan fayda sağlamaktadır. Gerekli fizibilite çalışmaları yapılır, uygun arazi koşulları sağlanırsa, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı sosyal ve ekonomik kalkınmaya, güvenli enerji kaynaklarının kullanımı ve erişimine buna bağlı olarak çevre ve sağlık üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılmasına katkıda bulunabilir. Gezegenimizin ve yaşayan tüm canlıların geleceği için, yenilenebilir enerji kaynaklarının birincil enerji kaynağı olarak kullanılması ve bu sayede sera gazı emisyonlarının azaltılması gerekmektedir.

 

Kaynakça

EIA. (2021). Energy and the environment explained: Greenhouse gases and the climate. U.S. Energy Information Administration. https://www.eia.gov/energyexplained/energy-and-the-environment/greenhouse-gases-and-the-climate.php

IEA. (2020). Renewables 2020: Analysis and forecast to 2025. International Energy Agency. https://iea.blob.core.windows.net/assets/1a24f1fe-c971-4c25-964a-57d0f31eb97b/Renewables_2020-PDF.pdf

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. (2021). Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 10 bin megavatı aştı. https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=10878

TEİAŞ. (2020-a). Türkiye elektrik üretimi-iletim 2020 yılı istatistikleri-Grafik I.I.-Türkiye kurulu gücünün yıllar itibariyle gelişimi. TEİAŞ. https://www.teias.gov.tr/tr-TR/turkiye-elektrik-uretim-iletim-istatistikleri  (Erişim tarihi: 18 Aralık 2021)

TEİAŞ. (2020-b). Türkiye elektrik üretimi-iletim 2020 yılı istatistikleri-Grafik I.IV.-2020 kurulu gücünün birincil enerji kaynaklarına göre dağılımı (MW). TEİAŞ. https://www.teias.gov.tr/tr-TR/turkiye-elektrik-uretim-iletim-istatistikleri  (Erişim tarihi: 18 Aralık 2021)

United Nations. (t.y.). Goal 7-affordable and clean energy. Department of Economic and Social Affairs. https://sdgs.un.org/goals/goal7

 

Yorum Yok

Yorum Yazın